Rengi solmuş yüz ifadenle ayna da
Olanları düşünüp verebileceğin cevaplara göre sorular aradın
Kapıyı sertçe kapatırken bile ince bir aralıktan beni aradın
Yürüdüğümüž her yol için attigimiz her adima gizli bir günah bıraktık.
Nikotini bol sigaralardan elle tutulur her kelimeye sığ bir yalan tutuşturduk.
Ve her cümlenin sonunda içtiğimiz sigaranın dumanini nokta gibi üfledik hava boşluğunun bıraktığı o bastırılmış duyguya.
Sonra palyoçoların aslında komik olmadığını farketmişiz gibi büyümüşüz bir anda ve uzun düz yollardan uzun dik yokuşlara ilk yürüyüşümüz seninle ama aslında uzun bir hikayenin yorgunluğundanmış adimlarimiz birbirimize yalnızca.
Bütün bu kent en yükseğe çıktığımızda küçüldükçe küçülmüş parmak uçlarımizda.
Evler kum tanesi kadar ufak , sokaklar bütün çıplaklığıyla utanmaz ve sen bütün gerçeklerini kaybetmekten korkarken yitirmişsin omuzlarımda.
-Bazen her şey döner yolundan-
Rengi siyaha çalan göğün aydınlığa uzanırken bir köşede kıvrılan bir başlılığıma.
Esmer tenliliğimden belli olmayan gece ve dudakların aramızda ki buz dağlarının arasından belli ediveriyor kendini konuştukça,
Sen sanıyor musun hiç karıştırmadım doğruları kendimden emin adımlar attığım o renk kattığımız hayatın yollarında?
-soru değil
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder